Kimim?

Sedef Ecer -01-142Üç yaşımda, Şehir Tiyatrolarında ve Yeşilçam setlerinde başladım hikaye anlatmaya. Galatasaray Lisesi’nde, Bogaziçi ve Orléans Üniversitelerinde, Paris Yüksek Dramatik Sanatlar Konservatuvarı'nda geçirdigim dönemlerde de devam ettim, sonra da meslek haline getirdim. 

Yazı yazarak hayat kazanılamadıgından uzun süre başka işler de yaptım. Kültürel etkinlikler düzenledim, Louvre, Versailles, Conciergerie, Tuileries gibi prestijli mekanlardaki sergilerin, önemli festivallerin yaratıcı ve yürütücü ekiplerinde yer aldım. Oyunculuk da yaptım: 20 kadar sinema filmi, bir o kadar piyeste rol aldım, Amos Gitai rejisiyle Jeanne Moreau ile karşılıklı oynadım, ödüller aldım ama nedense kendimi hiç bir zaman sadece “aktris” hissedemedim. 

Sabah, Star, Marie Claire, Elele, Maviology, Biz gibi gazete ve dergilere köşe ve kültür yazıları, radyo ve televizyon metinleri, senaryolar, roman ve öyküler yazdım. Bir gün dil degiştirip, Fransızca yazmaya karar verdim ve hayatım degişti. Birden hayatımı sadece yazarak kazanabilmeye başladım. Umarım sürer ve bir daha yazmak dışında bir şey yapmak zorunda kalmam.

Fransızca oyunum “Eşikte" (Sur le seuil) Ulusal Tiyatro Merkezi (Teşvik) ve Akdeniz Tiyatro Yazarları Buluşması (Birincilik) Ödüllerini kazandı, bana da yeni oyunumu yazabilmem için prestijli bir burs kazandırdı. (Région İle de France) İkinci oyunum "Kıyıda" (A la périphérie) bu sayede bitti. Oyunu yazarken Paris varoşlarında yaşadıgım hazırlık dönemiyse, Fransa'nın en ciddi edebiyat sitelerinden remue.net adresinde “Exils périphériques” başlıgı altında köşe yazısı olarak yayınlandı. Bu oyun Guérande Tiyatro ödülünü kazandı.

Fransız televizyon kanalı France 3 için yazdığım ve başrollerden birisini yorumladığım televizyon filmi Fransa'nın en büyük Televizyon Film ve Dizileri Festivali La Rochelle'de "en iyi komedi" dalında yarıştı, 3 120 000 seyirciyle yüzde 12 pazar payına ulaştı.

Amerikalı yönetmen Randa Haines için yazdığım uzun metraj senaryo 2012'de çekilecek, başrolünde Agnes Jaoui olacak. 

Son oyunum "Silsilename" (Les descendants) sonbaharda, Serra Yılmaz'ın da katıldığı bir kadroyla Ermenistan'da prömiyer yaptı. İki yıl boyunca üzerinde çalıştığım bu oyun, bir ortak yapım. Bruno Freyssinet'nin mizanseniyle, Mayıs ayında Paris'in efsanevi mekanlarından "La Cartoucherie"deki Aquarium sahnesinin büyük salonunda oynanacak. İstanbul ve Berlin turneleri de projelerimiz arasında. 

Oyunlarımı davet eden sahneler ve kurumlar: Centquatre, La Maison des auteurs, J. Houdremont Kültür Merkezi, Cenevre Alchimic Tiyarosu, İstanbul Festivali, Fransız Kültür Merkezi, Tunus El Teatro Tiyatrosu, Fécamp Devlet Sahnesi, Reims Avrupa Sahneleri Festivali, Strasbourg Devlet Sahnesi, Maison des Métallos, L'Aquarium, Le Grand T, Pépinière Tiyatrosu sayılabilir.

 

Oyunlar, ayrıca bir çok ortaokul, lise ve tiyatro okullarında da resmi ders programı ya da atölye çalışmaları çerçevesinde davet edildi, Türkçe, Lehçe, Ermenice, Arapça ve Almanca'ya çevrildi.

Bir de Fransızca blogum var. Aşagıdaki adresten görülebilir:

link

Fransa'da, önemli Fransız sanatçıların ajansı Zelig tarafından temsil ediliyorum:

Zelig


Crédit photo: Dominique Desrue

Samedi 5 mai 2012 6 05 /05 /Mai /2012 14:38

Önemli tiyatro eleştirmeni Evelyne Tran'ın makalesinin bağlantısı ve yazıdan tercüme ettiğim bir kaç bölüm:

Le Monde

Sedef Ecer oyunda, terkedilmiş bir mekanda cellatlarla kurbanların çocuklarını bir araya getiriyor. Bu bellek acı verse de nefret içermiyor.../...

Çünkü oyunda ölülerle canlılar, adeta bir Shakespeare trajedisindeymişcesine diyalog kuruyorlar.../... Mekan ve zaman birliği bu kabusun içinde eriyor ki, ufacık bir umut ışığı bulunabilsin.../...

Oyun, farklı ufuklardan gelen oyunculara da söz hakkı veriyor. Fransızca, ingilizce, Almanca, Ermenice, Türkçe konuşulan oyunun adı "Hiç birimiz yabancı değiliz" de olabilirdi. Çünkü hepsi de aynı şeyi arıyor: Acının, nefretin ve kayıtsızlığın yalnızlaştırmasına karşı çıkıyor hepsi de. Azınlıkların içine kapandığı bir dönemde böylesine insani bir kimlik arayışında bulunmaları insana inaılmaz geliyor.../...

Oyunu yazmak için bir çok tarihçi, sosyolog, tanıkla görüşmüş olan Sedef ECER, "Oyuncular benim yazdığım metnin yapısı veya diyaloglarını serbestçe değiştirecekler mi bilmiyorum çünkü bu kollektif bir iş" diyor.../...

Herkesin çok duygulandığı kesin.../...

 

Sadece acılarda değil, umut ışığında da yolunu bulabilmek için zaman geçtikçe dışarı açılacak, çok hassas bir kollektif yaratı sözkonusu. İlk gece salonda gördüğüm ergen öğrenci grubu, oyunu kılını kıpırdatmadan izledi. Bu son derece sıradışı ve umut veren gösteride gnçlerin kendilerini de (oyunun Fransızca adı "Mirasçılar" olarak tercüme edilebilir) mirasçılar olarak kabul ettiğinden olmalı.


 

Marianne

      Aquarium Tiyatrosu’nda bugünlerde güzel bir macera yaşanmakta. Cellatlarla kurbanların çocukları arasındaki ilişkileri anlatan oyun, Fransız-Türk yazar Sedef Ecer’in eserinden esinlenerek Bruno Freyssinet tarafından sahneye koyulmuş…./…

 

Yılların yıprattığı bir rasathanenin kubbesi altında sekiz sanatçı sahnede : İki Alman, iki Ermeni, iki Türk ve iki Fransız oyuncuyu sahnede gördüğümüz anda, oyunun İngiliz tarihçi Eric Hosbawn’ın dediği gibi « Uzun XX. Yüzyıl tarihinden sözedileceğini » anlıyoruz…/…

 

Bu maceranın kökeninde Fransız-Türk asıllı yazar Sedef Ecer ile yönetmen Bruno Freyssinet’nin uzun soluklu ortak çalışması yatıyor. 2009’da bir araya gelmelerinden doğan bu eser, ruhlarda ve yüreklerde ne kadar kök salmış olursa olsun, travmalardan kurtulmak için yapılan bellek çalışması projesinden doğmuş.

 

Belgeselci Serge Avédikian ile birlikte Erevan, İstanbul, Berlin ve Paris’te gençler, yaşlılar, sanatçılar, tarihçiler ve sosyologlarla bir araya gelmişler. Ardından Sedef Ecer tamamen kurgusal bir oyun yazmış ve bu oyun bu dört ülkeden oyuncularla sahneye konmuş…/…


Oyun, yoluna devam edecek, bu arada da, tarihin şimşekleri nereye çarpmış olursa olsun, dramlar, ölüler, kapanmayan yaralar ne kadar büyük olursa olsun, karşılıklı saygıya davet etmeyi sürdürecek çünkü insani yüzü olan tek seçenek bu.

 

Son derece saygıdeğer bir humanizmle bezenmiş bu inisyatifin ne kadar doğru bir iş olduğunu söylemeye kelimeler yetmez. Senografik ve yapısal anlamda bazı zaafları olsa da, « Les Descendants » kimsenin kayıtsız kalamayacağı eserlerden birisi.

 

Théâtrothèque

 İnsanın içini titreten ve duygulandıran bir oyun.Canlı canlı gömülmekle tehdit edilen Antigone'u hatırlatan, adeta antik bir metin. Metnin güzelliği duygularının saflığında yatıyor.

 

Toute la culture 

Çok zekice kurgulanmış olan metin, ruhaniyetin zirvelerinde dolaşıyor. Sonuç, "Öteki" olarak gördüklerimizle derin bir karşılaşma...

 




Par Sedef Ecer Turkce
Ecrire un commentaire - Voir les 1 commentaires
Mardi 1 mai 2012 2 01 /05 /Mai /2012 08:18

Daha önce "Guérande Ulusal Tiyatro Metni Ödülü"nü kazanan oyunum "Kıyıda" (A la périphérie) bu kez de lise öğrencilerinin en sevdiği oyun ödülünü kazandı.

 

Bu oyun, Théâtre National de Strasbourg, Le Théâtre Ephémère, Panta Théâtre, Troisième Bureau de Grenoble, Ecritures en Partage, la Maison des Métallos gibi önemli kurumların komisyonları tarafından seçildi, Paris Bölgesi'nin verdiği büyük bir bursla yazıldı, Ulusal Kitap Merkezi ve Beaumarchais Vakfı katkılarıyla basıldı.

 

Ödül töreninden fotoğraflar 11 Mayıs'ta...

Par Sedef Ecer Turkce
Ecrire un commentaire - Voir les 0 commentaires
Lundi 23 avril 2012 1 23 /04 /Avr /2012 10:29

Türkçe başlığıyla "Silsilename", Fransızca başlığıyla "Les Descendants" Mayıs ayı boyunca oynanacak. Büyük bir ekiple hazırlanan yapımda, "şahane oyuncu" Serra Yılmaz da sahnede olacak.

 

link

LES DESCENDANTS 
 2> 27 mai 2012

du mardi au samedi à 20h30, le dimanche à 16h

d’après Sedef Ecer
mise en scène Bruno Freyssinet 
documentariste associé Serge Avédikian

traduction Christoff Bleidt (Allemagne), Yvette Vartanian (Arménie) et Sedef Ecer(Turquie) en collaboration avec Izzeddin Calislar, assistant mise en scène ArthurNavellou, costumes Antonin Boyot Gellibert , lumière Mariam Rency, musique GérardTorikian, son Samuel Serandour, vidéo Marion Puccio, construction AlbertHambardzumyan 

avec 
Julia Penner - Andreas Worsch (Allemagne)
Tatevik Ghazarian - Vardan Mkrtchian (Arménie)
Hadrien Bouvier – Gérard Torikian (France)
Selin Altiparmak - Serra Yilmaz (Turquie)

coordination / direction de production Juliette Bompoint (France), production ChristoffBleidt (Allemagne), Hella Mewis (Allemagne), Banu Ecer (Turquie), Burcin Gercek(Turquie), assistants de production Armen Baghdasaryan (Arménie), Hrachya Nersisyan(Arménie), Élise Gonin (France)

LES DESCENDANTS de Sedef Ecer
sera publiée en co-édition par les éditions de l’Amandier 
et les éditions de l’Espace d’un Instant
> sortie en mai 2012


Par Sedef Ecer Turkce
Ecrire un commentaire - Voir les 0 commentaires
Lundi 2 avril 2012 1 02 /04 /Avr /2012 13:39

MOUVEMENT

Par Sedef Ecer Turkce
Ecrire un commentaire - Voir les 0 commentaires
Samedi 24 mars 2012 6 24 /03 /Mars /2012 11:01

Par Sedef Ecer Turkce
Ecrire un commentaire - Voir les 0 commentaires
 
Créer un blog gratuit sur over-blog.com - Contact - C.G.U. - Rémunération en droits d'auteur - Signaler un abus - Articles les plus commentés